♥
´ 'Bir kız bir oğlanı sevdi. Ve .. Sonsuza dek mutlu yaşadılar' demeyi ne çok isterdim.
Birşeylerden uzak kalmalıyım mesela şarkılardan ya da insanlardan. Anlatıcak dinleyecek cesaretim yok artık. Umudunu yitirmiş bir insandan ne beklenirse onu uyguluyorum işte. Yollar kesişmeden ayrılığı yaşamak ne zormuş bilmiyordum. Herkesin bir acısı var hayatta. Ayrılıklar, ihanetler, terkedilişler , terketmeler , hiç kavuşmamalar. Benimkisi en acısı değil farkındayım ama çevremdekilerden daha acısını yaşıyorum biliyorum. Seviyorum sevildiğimden bile emin olmadan sevilsem de faydasız bir şey işte. Kavuşma olanağını ezdik geçtik biz. Nasıl gidebilirim sevdiğim adamı ellerimle başkasına verirken? Ya da nasıl gidebilirim arkama bakmadan bu kadar delice severken ? Kendimi bu kadar hiçe saymışken nasıl toparlanabilirim ki?
Ben ;takmayan gururuyla şu zamana gelen kişi şimdi herşeyini kaybetmişken nasıl kendine gelebilir ki? Kelimelerin bile kifayetsiz kaldığı anda nefret sevginin arasında sıkışmışken kime sarılabilirim? Sanki gözyaşlarımdan kelimeler türicekmiş gibi.. İçimdekileri yazıcaklarmış gibi kaçıyorlar benden. Birkaç gün uzaklaşsam yaram kabuk bağlar mı ki bilmiyorum.
Susuyorum ..
Herşeye rağmen yüreğimin acımasına rağmen güçlüyüm rolündeyim hala. Kimse gözyaşlarımı görmemeli, çaresiz olduğumu kimse anlamamalı. Çabalarım bunlar sadece.
Bitti..
Ağır kelime. Söylemesi kolay sindirmesi iğrenç. Herşeyden nefret ettiren kelime.
Özlemek..
Biterken susmak kadar ağır en ağırı sevgiyle eş. Mide bulandırıcı ama özlemek. Senin olmayan birşeyi özlemek. Hiç olmayacağını bile bile özlemek. Kavuşma olasılığını bile düşünememek. Hayal edememek. Ama özlemek.
Sevmek..
Bok.
Sadece özlediğimi dile getirmek istemiştim, olmadı. Sesini duyduğumda küçük bir çocuk oluverdim. Aşk’ın ne demek olduğunu gerçekten biliyor muyum, bilmiyorum.Ama gülüşünün, sesinin mutluluğu çağıran bir etkisi var.Sadece benim yanımda olsa, benimle olsa , benim olsa diye düşündüğüm zamanlar var.
Bir erkek bu kadar çok sevilebilir mi? Çocuğum gibi yüreğime basmak istiyorum. Kötü birşey gelmesin diye kendimi yiyip bitiriyorum. Onu böyle psikopatça sevdiğimi bilmesini istiyorum ya da bilmemesini. Ama şuan kesin olarak istediğim birşey varsa şuan sesini duymak. Beni aramasını istiyorum..
Batıl inanç gibidir çevrendekilerin bir anda ayrılığı yaşamasıyla içindeki ayrılık korkusu. Sanki sıra sana gelmiş gibi korkarsın.
Geçen hafta en yakın arkadaşım aldatıldığını öğrenirken bu hafta da kardeşim aldatıldığını öğreniyor. Şimdi bana sıra geldi diye bir korku var içimde. Bu hafta son haftamız ve haftaya bende aldatıldığımı öğrenicem gibi bir korku. Sinmek istiyorum en derin yerlere saklanmak. Onu da saklamak istiyorum sevgimizi saklamak istiyorum. Bizi ayrılık bulmasın istiyorum hiç kimseyi bulmasın. Sevenler ayrılmasın ayrılık ayırmasın kimseyi.
Kendimi çok uzaklarda hissediyorum.Bedenim kafede, kuaförde, televizyon karşısında, derste; ruhum sanki Meksika sınırlarında uçsuz bucaksız yerlerde..
Bu kadar kendimi kaybetmiş olamam diye düşünüyorum.Bu kadar çok sevemem. O kadar aptal olamam. Sanki kan dolaşımım durmuş gibi, biri gelmiş bütün kanları çekmiş gibi. Organlarım birbirine yapışmış, nefes alamıyor gibi..
Hayatta ondan başka hiç insan yokmuş gibi. Sadece o korur, o sarılır, o öper gibi.. Sanki yüreğin ondan başkasına kilitli gibi, şifresi sadece O gibi..
Herşey ağzıma sıçıyor gibi.. Dünya ayaklarımın altından kayıyor sevgili. Gülüşün olmayınca, yüreğimi okşamayınca bir daha hiç sabah olmıcakmış gibi.. Beni sev diye haykırıyorum içten organlarımın arasından. Gel, beni kurtar..
Keşke sünnet olsaydın ya ne askeri aylarca beklemek. Yanında olamamak? İstediğin an sesini duyamamak, ansızın yanına gidip sarılamamak. Nabzıma bişeyler oluyor şuan.